uzayda enerji

Uzayda bulunan uydular iletişim ve güvenlik konusunda uzun yıllardır hayatımızda olan unsurlar olarak görülmektedir. Oldukça önemli bir role sahip olan uydu teknoloji ile insanların hayatlarının büyük çapta gelişmesi durumu da ortaya çıkmaktadır. Yakın zaman öncesine kadar uydulara bambaşka bir  vasıf daha yüklenme çalışması da söz konusu olmaktadır.

Enerji tüketiminin oldukça fazla olduğu günümüzde uzay kaynaklarından da yararlanmak etkili bir çözüm olabilecektir. Asla bitmeyecek bir enerji çeşidinden de yararlanılarak uydular aracılığı ile hem temiz hem de kullanışlı bir enerji türünün kullanımına başlanması da yakın bir süre içerisinde gerçekleşecektir.

Uzaydan enerji üretme konusundaki temel kaynak Güneş olarak alınacak ve solar uydular ile de bu işlemin gerçekleştirilmesi söz konusu olacaktır. Üzerinde güneş panelleri bulunacak olan uyduların 2020 yılından itibaren fırlatılacağını ve Dünya üzerindeki enerji ihtiyacını karşılama konusunda da etkili olacaktır.

Temiz bir enerji kaynağının en etkili biçimde değerlendirilmesi konusunda Avrupa Havacılık ve Uzay Ajansı olan EADS’nin içerisinde yer alan Astrium kapsamlı bir çalışma da ortaya konulabilecek. Enerjinin üretimi ve Dünya’ya gönderilmesi konusunda da herhangi bir sıkıntı yaşanmayacaktır.

Uzayda enerji üretimi kapsamında ortaya çıkan proje kapsamında Space Based Solar Power (SBSP) adıyla ortaya konuldu. Bu teknoloji ile üretilecek olan enerjinin infraruj lazer yöntemi ile Dünya’ya gönderileceği ifade edildi. Küresel çapta yarar sağlayacak olan bu proje ile lazer teknolojisinin anlık biçimde Dünya’ya aktarılmasının mümkün olabileceği durum da ortaya çıkabiliyor.

20 ile 50 KW değerinde enerji üretmek de mümkün olarak hem uzayda bulunan cihazların hem de Dünya’daki farklı noktaların enerji ile beslenmesi durumu da söz konusu olabilecektir. Oldukça ekonomik bir işlem sonrasında da bu tip girişimlerin 2020 yılından itibaren devreye sokulacak olan yeni bir teknoloji olarak da ifade edilmektedir.

Uzay Madenciliği ile Enerji Kaynağı Yaratmak

Dünya üzerinde var olan materyallerden enerji elde etmek adına kaynaklar yetersiz bir seviyede yakın bir gelecekte kalacak. Buna çözüm olarak insanlık uzaya yönelerek hammadde kaynaklarını diğer gezegen, uydu ya da kuyruklu yıldızlardan edinmeye dayalı bir çalışma içerisinde yer almaya başladı.

Platin,  indiyum,  bakır, çinko, rutenyum, rodyum, palladyum, osmiyum,  tungsten, iridyum, antimoni, kalay, gümüş, kurşun ve altın gibi elementlerden kaynak yaratılabilmektedir.

Ciddi bir kaynak olan gök cisimlerinden yararlanmak adına gereken teknolojiye kısa bir süre içerisinde ulaşıldı. İlk olarak çapı 1.6 km olan S tipi bir göktaşının içerisinde bile 20 trilyon dolar değerinde madene ulaşılması da söz konusu olabilmektedir.

Metal bakımından zengin olan bu gök cisimlerinin önceden teknoloji ile irdelenmesi ve gök cisimlerine gereken mekanizmaların yollanarak madencilik faaliyetlerine başlanması durumu da ortaya çıkmaktadır. İlerleyen günlerde de Dünya’nın en önemli kaynak yaratma faaliyetleri içerisinde de yer alacaktır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here