Fiber Optik Kablo, Antarktika'da Mikrosismisiteyi İzliyor

Gelişen teknoloji insanların hayatında birçok kolaylık sağlıyor. Doğal afetler engellemese de, doğal afetler gerçekleşmeden önce haber alabilmek, olası can ve mal kayıplarının önüne geçilmesi veya zararın en aza indirilmesi açısından oldukça önem arz ediyor. Bu doğal afetlerden birisi deprem, özellikle Dünyadaki En Büyük Depremler yüzlerce – binlerce insanın ölümüne ve zararı büyük rakamlara ulaşan yıkımlara neden oluyor. Sismoloji veya deprem bilimi olarak adlandırılan bilim dalı her yıl bu konuda gelişme kaydediyor.

Sismograf cihazı deprem gerçekleştikten sonra; sarsıntının büyüklüğünü, süresini, merkezini ve saatini saptamada yardımcı oluyor, sonrasında gerçekleşme potansiyeli olan sarsıntıların fay hattı kontrolleri bir takım teknik veriler yardımıyla analiz ediliyor.

Amerikan Sismoloji Derneği, her yıl gerçekleştirdiği toplantılarını bu sene de gerçekleştirmeye devam etti. 2021 Yıllık toplantısında yer alan araştırmacılar; Antarktika’da buzda meydana gelen küçük depremleri tespit etmek için fiber optik kabloyu nasıl kullandıklarını paylaştılar.

Fiber Optik Kabloyla Deprem Tespiti Nasıl Yapılıyor?

Silixa Ltd.’ de jeofizikçi olan Anna Stork, sonuçların değişen iklim koşulları altında buzun hareketini ve deformasyonunu daha iyi anlamak ve ayrıca karbon yakalama ve depolama projelerinin gelecekteki izlenmesini iyileştirmek için kullanılabileceğini söyledi.

Stork, kendisinin ve meslektaşlarının mikrosismisite için dağıtılmış akustik algılama yöntemlerini (hissedilemeyecek kadar küçük depremler) nasıl iyileştirdiklerini anlattı. DAS, bir optik fiberdeki küçük iç kusurları binlerce sismik sensör olarak kullanarak çalışıyor, bir uçtaki bir alet; kablonun aşağısına lazer darbeleri gönderiyor ve her darbenin yankısını, fiberin iç kusurlarından yansıtılırken ölçüyor. Fiber, deprem veya buz sarsıntısı tarafından uyarıldığında, sismik olayı karakterize etmek için kullanılabilecek DAS alıcısına geri saçılan lazer ışığının; boyutunda, frekansında ve fazında değişiklikler gösteriyor.

Fiber Optik Kabloyla Ne Kadar Küçük Depremler Ölçülebiliyor?

Oxford Üniversitesinden Tom Hudson: DAS tarafından kaydedilen Antarktika mikrosismik buz depremlerinin yaklaşık olarak -1 değerine karşılık gelen depremler olduğundan bahsediyor. Bu değerde bir depremi örnekleyerek açıklayacak olursak; masadan düşen bir kitabın boyutuna tekabül edecek kadar çok küçük depremler olduğunu söyleyebiliriz.

Antarktika’da gerçekleşen buz depremlerine bakmak için DAS’ı kullanan ilk çalışma olarak nitelendirilen bu proje gerçekleştirmek kolay olmadı. Zorlu Antarktika koşullarında fiber optik sensörleri kullanmanın bir takım zorlukları olduğu belirtiliyor. Ekipmanlar, çalışma alanına tekneyle ve birkaç uçakla parçalar halinde taşındı. Araştırmacılar, sismik sinyali kirleten rüzgâr gürültüsünü azaltmak ve DAS cihazına güç veren bir jeneratörün sinyalini kaldırmak için lifi gömmek zorunda kaldılar.

Stork; Enstrümanı, temelde küçük bir ofis işlevi gören bir dağcılık çadırına yerleştirdik. Sıcaklıkların önerilen çalışma sınırları dâhilinde tutulması zordu. Güneşten gelen ışınımla; ısıtma, dışarı – 10 santigrat derece olması rağmen çadırı yaklaşık 30 santigrat dereceye kadar uyardı.

Geleceğin Deprem Sensörleri Fiber Optik Kablolar

Buz deprem verilerine ait analizler, iklimbilimcilerle ve Antarktika’daki buzulların kayması ve diğer buz hareketlerini inceleyen diğer araştırmacılarla paylaşıldı. Gelecekte, dağıtılmış sıcaklık sensörleri olarak fiber kullandıkları için, buz çekirdeklerini sondaj yapan bilim insanlarıyla daha fazla etkileşimde bulunulması planlanıyor.

Sonuç olarak Sismologlar, fiber optik kabloları geleceğin deprem sensörü olarak görüyorlar. Antarktika’da gerçekleştirilen bu çalışmalar, Dünya’nın birçok alanında uygulanabilir seviye getirilmek isteniyor. Bu sayede büyük depremlerin habercisi olabilecek küçük depremleri tespit ederek, büyük depremler öncesi erken uyarı sistemiyle tedbirler alınabilir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here