HAARP nedir

HAARP, iyonosferin özelliklerini ve davranışlarını incelemek için, Alaska Fairbanks Üniversitesi ve Defansif İleri Araştırma Projeleri Ajansı ( DARPA ) tarafından finans edilen bir projedir.

HAARP ne demek? Olarak bilgi edinmek isteyen kişiler; literatörde HAARP silahı olarak da geçen HAARP projesi tanımıyla karşılaşıyorlar. HAARP silahı, ABD tarafından sismik dalgalar yayan bir silah olarak son günlerde yine gündemdeki yerini aldı.

HAARP’ın açılımı nedir? Sorusu da bu proje için merak edilen bir diğer konudur. HAARP ( High Frequency Active Auroral Research Program ), Türkçe karşılığıyla Yüksek Frekanslı Aktif Aurorasal Araştırma Programı adıyla bilinmektedir.

HAARP Projesi Nedir? Nasıl Çalışmaktadır?

İyonosferin özelliklerini ve davranışlarını incelemek adına kurulan araştırma merkezi, HAARP fikri, ilk kez Sırp asıllı Amerikalı bilim adamı Nikola Tesla tarafından ortaya atılmıştır.

HAARP projesinin hayata geçirilmemesi için birçok ülke kampanyalar düzenlemiştir, çünkü Radyo elektronik verici yani kısaltılmış adı HAARP olan araştırma istasyonu 3.5 Megavat gücünde ve 10 MgHz boyundaki dalgaları iyonesfere gönderebiliyor.

1993 yılında devreye giren HAARP silahı, belirli bir alanda güneşten bin misli daha kuvvetli enerji gönderebilmek yeteneğine sahip, bu özelliğiyle oluşturabilecek yapay ışınların yeryüzünde 600 km yüksekte yansıtarak, Dünyanın herhangi bir noktasında mikrodalga fırın etkisi yaratabiliyor.

HAARP Silahı İle Neler Yapılabilir?

Kıyamet silahı olarak da adlandırılan HAARP, Pentagon’un kontrolünde ve ABD ordusunun hizmetinde önemli bir projedir. Elektromanyetik dalgalar üzerinde ciddi faaliyetlerin yürütüldüğü bu yer, uçaklar için çok tehlikelidir. Bu bölgeye izin verilen bir uçağın yaklaşması için, bölgede bulunan antenlerin faaliyetleri otomatik olarak durdurulmaktadır.

Projenin temelini atan kişi Nikola Tesla, iyonosfere gönderilen radyo frekanslarının çok daha güçlü bir şekilde döndüğünü fark edip bunun üzerinde çalışmıştır. HAARP’ın amacı iyonosfere çok yüksek radyo frekansları gönderilerek, karşılığında dönen çok yüksek radyo frekanslarını farklı bir noktaya yönlendirebilmektir.

HAARP’ın gücünü rakamlarla ifade edecek olursak; Amerika’da bir elektrik santrali ortalama 52 bin Watt kullanabilmektedir. 180 kablodan oluşan HAARP ise toplamda 36 milyon Watt enerji açığa çıkarabilmektedir. Rakamlarla ifade edildiği zaman projeye neden kıyamet silahı dendiği anlaşılmaktadır.

HAARP silahı ile neler yapılabilir? Maddeler halinde sıralayalım.

  • İklimler değiştirilebilir.
  • Suni Deprem oluşturulabilir.
  • İnsan bilinci kontrol edilebilir.
  • Sel ve kuraklık oluşturulabilir.

HAARP’ın gücü ve yapabilecekleri göz önünde bulundurulduğunda birçok ülkenin HAARP çalışmalarını durdurmasını neden talep ettiklerini anlamak mümkündür.

HAARP Projesinin Temelini Oluşturan İyonosfer Nedir?

Atmosferin tabakalarından biri olan ve yeryüzünde yaklaşık 60 km ile 1100 km arasında yer alan ve güneş ışınları ile iyonize edilmiş gazlardan oluşan kısımdır.

Elektron yoğunluğuna bağlı olarak; D tabakası ( 60-90 km ), E tabakası ( 90-140 ), F tabakası ( 140 km’nin üzerinde ) olmak üzere üçe ayrılan, İyonosfer katmanının özellikleri: sıcaklığın yüksek olması ve radyo dalgalarının çok iyi iletilmesidir. Radyo dalgalarını çok iyi iletmesi sayesinde; sivil ve askeri kısa dalga ( KD ) uygulamalarında, uzak bölgeler ile haberleşme yapılabilmesini sağlar.

İyonosferdeki eletron yoğunluklarının farklı olduğu tabakalara göre radyo dalgalarının etkisi değişmektedir. İyonosferdeki iyonlaşma miktarı, güneş ışınımıyla bağlantılıdır, güneş ışınımı sonucu elektronlar moleküllerden ayrışarak serbest duruma geçerler. En yüksek elektron serbestliğinin yerel saat ile 14:00 civarında olduğu, en düşük serbest yoğunluğunu ise geceleri olduğu bilinmektedir. Bu günlük değişimlerin dışında iyonosferde mevsimsel değişiklikler olur.

Büyük bir bölümü nötr gazlardan oluşan iyonosferdeki mevsimsel değişiklikler; Dünyanın güneş etrafında dönmesi ile güneşin ışıma açısındaki değişimden kaynaklanmaktadır. İyonosferdeki yayılımı serbest elektron miktarı belirler, maksimum elektron miktarına ise; zaman, coğrafi konum, güneş ışınımı ve yerkabuğu hareketleri gibi etkenler etki eder.

HAARP İle İlgili Komplo Teorileri

Projenin yapımından sonra meydana gelen en büyük komplo teorilerinden biri Gölcük Depremidir. Gölcük Depreminin HAARP silahıyla gerçekleştirildiği düşünülmektedir.

Türkiye Eski Başbakanı Bülent Ecevit rahmetli olduktan sonra televizyon programına katılan Afete Hazırlık ve Deprem Derneği Başkanı Ahmet Mete Işıkara; Bülent Ecevit, depremin bir komplo olabileceği düşüncesiyle araştırılmasını istemişti, dedi.

Depremden önce birçok balıkçı ve görgü tanığının belirttiği; denizde büyük bir ateş topu oluşması, HAARP’ın belirtilerinden biri olan gökyüzünün renginin değişmesi, depremin uzun sürmesi ve telefonların çalışmaması teoriyi destekleyen olaylardır.

Bir kısım bilim adamı ve eleştirmeler ise; HAARP projesinin iklim kontrolü sağlayabilmesi, yapay deprem oluşturabilmesi ve zihin kontrolü sağlayabilmesi gibi durumlarında eksik ve hatalı bilgiler olduğunu, iddia edilen bu durumların tesisin kabiliyetinin çok üstüne olduğunu belirtmişlerdir. HAARP projesine ait komplo teorilerinin tamamen yanlış bilgilere dayandığını söyleyenlerden biri de Standford Üniversitesi profesörü, Türk bilim insanı Ümran İnan’dır. İnan’ın, Popular Science dergisine verdiği demeçte: “ Dünya gezegeninin ( meteorolojik ) sistemlerini ne yapsak bozamayız. HAARP projesinin yaydığı radyasyon miktarı çok büyük olsa bile, bu gücü bir şimşeğin gücü ile karşılaştırdığınızda çok küçük olduğunu görürsünüz. Tüm Dünyada saniyede 50 ila 100 şimşek çakmaktadır, HAARP ‘ın yoğunluğu ise çok küçüktür. “ demiştir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here