Michelson Morley Deneyi

Michelson-Morley deneyi, adından da anlaşılacağı gibi, Amerikalı fizikçiler Albert Abraham Michelson (1852-1931) ve EW Morley (1838-1923) tarafından gerçekleştirildi.
Bu deney, ışık hızının C olacağı ayrıcalıklı bir referansa (etere) göre Dünya’nın hareketini ölçmek için kullanılır.

Bilim adamları zamanında birçok konuyu netliğe kavuşturmak için deneyler yapmışlar. Bunlardan biri de Michelson Morley deneyidir. Fizik tarihinin en önemli ve ünlü deneylerinden biri olan Michelson Morley deneyini daha iyi anlamak için eter teorisi ya da eter: uzayın maddesi teorisi olarak da bilinen teoriyi okumanızda fayda var.

Michelson Morley deneyi’nin amacı ışık hızını ölçmek olarak bilinir. Fakat işin aslı ışığın eter vasıtasıyla yayıldığı ispatlanmak istenmiştir. 19. yy’da eter fikri varsayım olarak bilim dünyası tarafından kabul görmekteydi, eter fikrine inanan ve bunu kesin olarak ispatlamak isteyen iki bilim adamı vardı. Bu iki bilim adamı Albert Michelson ve Edward Morley’di. 1887 yılında eter varlığını ispatlamak için bir deney gerçekleştirdiler, bu deney Morley tarafından Cleveland, Ohio’daki Case Western Reserve Üniversitesi’nde yapıldı ve aynı yılın Kasım ayında yayınlandı.

Işık dalgalarının eter içerisinde yayıldığını farklı bir ifadeyle eter’in ışık dalgalarını taşıdığını düşünüyorlardı. Yani eter denilen maddenin tüm evreni doldurduğu düşünülüyordu.

Bu deney için bir düzenek vardır. Düzeneğin ortasında yarı geçirgen bir ayna vardır, bu ayna ışığı hem geçirir hem de yansıtır. Aynaya gelen ışık hem aynanın içinden geçip yoluna devam eder hem de yukarı yönde yansır. Bu düzenekteki yarı geçirgen aynaya gelen ışın iki parçaya bölünmüş olur. Sonra yansıtıcı diğer aynalardan tekrar yansıyıp, düzeneğin ortasındaki yarı geçirgen aynaya tekrar gelir. Yukarıya yansıyıp tekrar geri dönen ışık, yarı geçirgen aynının içerisinden geçerken, sağdan gelen ışık da düz ve dik olarak alıcıya düşer. Eğer Dünya eter içerisinde hareket ediyorsa, ışık dik ve düz olarak giderken ışık demetlerinin birisi geri kalmalıdır. Bu deneydeki düzenekte, ışığın geliş açısını değiştirip, aradaki farkın ölçülmesi planlanmıştır.

Aynalardan yansıyarak yarı geçirgen aynaya, gelen ışık demetleri bir araya geldiğinde, karanlık ve parlak bir görüntüden oluşan bir girişim deseni ortaya çıkmaktadır.

Bu düzenek 90 derece döndürüldüğünde, oluşan girişim desene gözle görülemeyecek kadar az fakat ölçüldüğü zaman, ölçülebilir bir miktarda kayması beklenmeliydi fakat yapılan ölçümlerde hiçbir kayma gözlenmemiştir.

Bu deneyin sonuçlarına bakıldığı zaman eter’in varlığı konusunda ısrarcı olan Albert Michelson ve Edward Morley için iki seçenek vardı.

  • Dünya hareket etmiyor.
  • Eter, Dünya ile birlikte hareket etmektedir.

Deney sonucunda göre bu iki seçeneğe de bakıldığı zaman her halükarda eterden vazgeçilmesi gerekiyordu. Albert Michelson ve diğer bilim adamı eter’in varlığını kanıtlama konusunda yıllarca vazgeçmeden çalışmalar yapıp, tekrar tekrar deneyler yaptılar.

Sonuç olarak, Michelson Morley deneyi, deneylerin yapıldığı dönemde tam olarak anlaşılamamış olsa da, ileride Albert Einstein’ın görelilik kuramına ilham kaynağı olmuştur. Albert Einstein, eter deneylerini ve fikirlerini baz alarak görelilik kuramını geliştirmiştir. Albert Einstein’ın getirmiş olduğu görelilik kuramıyla beraber, “eter” fikri gereksiz bulunarak terk edilmiştir. Tüm bu çabalar, teoriler ve deneyler sayesinde, artık günümüzde, ışığı yayılması için herhangi bir ortam gereksinimine ihtiyaç duyulmadığını biliyoruz.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here